|
BBT nedir? |
|
|
BBT;
Bütünleyici B ireysel Terapinin baş harflerinden oluşmuştur.Kişinin kendilik tasarımının bütünleşmesi; bilgi içgörü ve farkındalık sacayaklarına gereksinim duyar. Terapi kavramı bir tedavi süreci değil zihinsel ve mental değişimin sağlanmasıdır. Fiziksel uygulamalarda da terapi sözcüğü kullanılmaktadır, hidroterapi, aromaterapi, fizyoterapi gibi. Bu nedenle klinik uygulamada tıbbi tedavi ile terapi kavramı sıkça karıştırılır. En basit olarak; 'terapi' kelimesi Türk Dil Kurumu web sitesinde 'tedavi' kelimesiyle karşılanmaktadır. Ancak sağaltım kelimesinin karşılığını da terapi olarak vermektedir. Webster's Online Dictionary'de ise "Bir kişiye ilgi-ihtimam gösterme eylemi" olarak tanımlanmaktadır. Bu anlamda; BBT, kişinin kendisiyle ilgili belirli ihtiyaçlarını yaşamın akışına uyumlandırabilmesi ve bundan keyif alabilmesi için gerekli özenin gösterilmesidir. Bu amaçla kişinin bilgilendirilmesi, farkındalığının sağlanması, gerekli ise eğitilmesi ve desteklenmesidir.
Bütünleyici yaklaşımTıp doktoru olarak klinik uygulamalarımda; birçok zihinsel sıkıntıların ve sosyal sorunların kökeninde, iç benlik sistemindeki örgütlenmede sorunlar yer aldığını gözleme imkanım oldu. İç benlik sistemi psikolojide ego örgütlenmesi olarak deyimlenir. Ego 3 yaş civarında örgütlenmeye başlar ve daha sonra kendilik tasarımı için anne ve babanın veya yakın ebeveynlerin duyguları, düşünceleri ve davranışları öğrenilerek içselleştirilir. Yani bebek beyni ve bedeni geliştikçe ruhsal sistemi ile birlikte ve uyum içindeduygu, düşünce ve davranış kalıplarını içine atmaktadır.Bazı teorisyenler Freud'un ileri sürdügü dinamik ve cinsel kökenli gelişim yerine sadece öğrenme ve içe atma ile ilgili gelişmenin öne çıktığını ileri sürerler. Nedenler ve kökenler ne olursa olsun, içselleştirilmiş ego ve kendilik yapısı; bebeğin biyolojik gelişimi ile kültürel ve cinsel gelişiminin karışımı şeklinde olgunlaşır. Öğrenim ve içe atma aşamalarında tekrarlanan çatışmalar ve dengesizlikler küçük dahi olsa ruhsal gerginlikler bilinç dışında yer alır. Bilinç dışındaki "anı adacıkları" ve onlara verilen dürtüsel yanıtların ne zaman ortaya çıkacağı bilinemez. Yine de genellikle yaşamın herhangi bir anındaki bu anı adacığını gündeme getiren durumlar benzeri dürtüleri ortaya çıkartır. Bunlar zihinsel veya sosyal belirti ve bulgular olarak belirmeye başlar. Basit bir endişeden ileri derecede depresyona kadarki bir kuşakta, belirli bir durum karşısında kişiyi avucuna alan ANI ADACIĞI <- - - > DÜRTÜ etkileşimi kişinin zihinsel sürecini bozmaktadır. Yani duygu-düşünce-davranış aksında bozulmalar gözlenebilmektedir.
Bu aşamada bir terapinin görevi ben yapısının güçlendirilmesi ve bütünlüğü bozulmuş ego parçacıkları arasında bir barış anlaşması sağlayabilmektir. Böylece bilinç dışı süreçlerden kaynaklanan dürtüleri farketmek ve müdahale etmek imkanı ortaya çıkabilmektedir. Bireysel yaklaşımSonuçta kişinin gerek kendisiyle iletişimi, gerekse sosyal etkileşimi sıkıntılandığı için bireysel bir terapi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. İster sosyal fobi, ister evlilik sorunları, isterse çiftlerin sorunları olsun terapide bireysel yaklaşım egonun geri bildirimle aydınlanması açısından zorunlu görünmektedir. Kişinin egosu çatışma yaratan içsel etkilere direnecek güce ulaşınca dış sorunlarla başetme gücüne ulaşmaktadır. Bu nedenle evlilik ve eş terapilerinin de bireysel olarak sürdürülmesi taraftarıyım. Kişisel deneyimlerime göre; ancak her iki taraf yeterli içgörüye ve esneme gücüne ulaşınca sohbetlerin birlikte yörütülmesi yararlı olabilmektedir.
Benzer şekilde grup terapilerinin geri bildirim ve zihinsel olgunlaşma açısından yararlı olmakla birlikte, çoğu durumda, sonuca ulaşma açısından geciktirici etkisi olduğuna inanıyorum. Doğru ve etkili bir grup terapisi için yetenekli ve deneyimli bir uzmanın gözetiminin gerekliliği belirgin olarak ortaya çıkmaktadır. ( Bkz. Kısa Süreli Grup Terapileri . Irvin D. Yalom, Kabalcı Yayınevi, Mart 2003; Grup Psikoterapisinin Teori ve Pratiği , Irvin D. Yalom, Kabalcı Yayınevi, Mayıs 2002 ) Destekleyici yaklaşımEgo sisteminin bütünleştirilmesi ve uyumlandırılması için kullanılabilecek bütün yöntemlerin kişinin ihtiyaçlarına ve kapasitesine uygun bir aşama içinde kullanılması yararlı olmaktadır. Uygulamalarda edindiğim izlenime göre; kişinin üstüne uyan bir giysi gibi, sohbetlerin de kişiyi kavraması, eğreti durmaması ve rahatsızlık vermemesi gereklidir. Bu nedenle danışanın uyum sağlayamayacağı yaklaşımlarda diretilmesi veya empoze edilmesi uygulamaya karşı olumsuz bir önyargının çıkmasına neden olabilmektedir. Elbette seanslar sırasında yeterli esnekliği sahip olmak da bir zorunluluk gibi görünmektedir. Bu nedenle kişinin ihtiyacına yönelik bir örgü ortaya çıkarmak amacıyla, bir taslak şema ortaya konulur. Eğer psikiyatrik bir onay veya tedavi gerekli ise bu aşamada öncelikle bu konunun bir uzmana danışılarak çözülmesi yoluna gidilmelidir. Daha sonra ilerleyen aşamalarda, danışanla birlikte bu örgünün üzerinden tekrar geçilir ve gerekli ise farklılaştırılır. Bu nedenle kurumlar telefonla bilgi isteyenlere genellikle başlangıç standart örgüsü hakkında bilgi verir, ancak bu örgü daha öngörüşmede dahi değişebilir. Danışanla bir öngörüşme yapılması gereksinimini doğuranda zaten bu durumdur. Genel olarak standart başlangıç örgüsü; kişiyi yakından tanımak ve içsel gereksinimlerin önceliklerinin tespiti için detaylı bir veri toplama sürecidir. Bu bir-iki saat kadar sürebilir. Eğer içsel sıkıntılar oldukça geçmişe dayalı bir sürece bağlı ise dört-altı saate kadar uzamaktadır. Örneğin Kernberg'in terapötik sürecinde bu süre en az sekiz saat olarak belirtilmektedir. Burada kişinin iletişimi, sürece uyumu, dile getirilecek içsel sıkıntıların yoğunluğu gibi çeşitli etmenler toplam süreyi değiştirebilir. Çok kısa sürebileceği gibi üç ila sekiz yıla kadar uzayan süreçler yayınlanmıştır. Daha sonra geri bildirim aşaması başlamaktadır. Bu aşamada güncel yaşama uyumlandırılabilecek farkındalık amaçlı geri bildirimler ve yorumlarda bulunulur. Açıklama ve eğitimler verilebilir. Burada seçilen yöntem çok önemlidir. Bu bilgilerin içeriği bir belgesel niteliğindedir. Amaç, daha sonra konuşulacak konuların anlaşılabilmesi, uygulamaların ve ilişkili geri bildirimlerin içselleştirilmesi, içgörü kazanılması ve varsa takip edecek uygulamaların kabulünü sağlamaktır. Elbette tüm bu aşamalar sırasında danışanın aklına sonradan gelen anıların ve bildirimlerin dinlenmesi de söz konusu olabilir. Bazen de sadece önceden kararlaştırılan süreç izlenir. Aşamalar içinde ilerlerken danışanın iç görü kazanması ve neredeyse kendi teşhisini kendisi koyabilecek kadar geniş bir görüş alanına sahip olması arzulanmaktadır. Çünkü amaç belirli bir öneri veya telkini dikte etmekten ziyade, kişinin yöntemler konusunda ikna edilmesidir. . Panik atak, fobi, kaygı, yas sonrası sorunlar, kayıplar, endişe, kekemelik, konuşma bozuklukları, şişmanlık, sigara - uyuşturucu - bağımlılıktan kurtulma, tırnak yeme, eş / evlilik ve aile danışmanlığı, ayrılık sorunları, performans anksiyetesi, ağrısız doğum, spastik kolit sorunları ve terapötik yaklaşımlar olan EFT, EMDR, hipnoz ve psikoterapötik süreçler hakkında daha detaylı bilgiye danışmanınızla yapyacağınız öngörüşmelerde ulaşabilirsiniz.
|
|