Randevu / Seans Bilgileri
Migren ve ağrılar
Sigara bırakma
Çift / Evlilik sorunları
Panik atak
Yeme sorunları
Sınav stresi
Sosyal uyum / Fobi
Cinsel sorunlar
Uyku bozuklukları
Endişe
Öfke kontrolü
Yas / kayıp terapisi
Ayrılık / boşanma
Konuşma bozuklukları
ANA SAYFA

BBT nedir?

Anasayfa
BBT; Bütünleyici B ireysel Terapinin baş harflerinden oluşmuştur.

Bütünleyici yaklaşım

Klinik uygulamalarımda; birçok zihinsel sıkıntıların ve sosyal sorunların kökeninde, iç benlik sistemindeki örgütlenmede sorunlar yer aldığını gözleme imkanım oldu. İç benlik sistemi psikolojide ego örgütlenmesi olarak deyimlenir. Ego 3 yaş civarında örgütlenmeye başlar ve daha sonra kendilik tasarımı için anne ve babanın veya yakın ebeveynlerin duyguları, düşünceleri ve davranışları öğrenilerek içselleştirilir. Yani bebek beyni ve bedeni geliştikçe ruhsal sistemi ile birlikte ve uyum içindeduygu, düşünce ve davranış kalıplarını içine atmaktadır.

Bazı teorisyenler Freud'un ileri sürdügü dinamik ve cinsel kökenli gelişim yerine sadece öğrenme ve içe atma ile ilgili gelişmenin öne çıktığını ileri sürerler. Nedenler ve kökenler ne olursa olsun, içselleştirilmiş ego / kendilik yapısı, bebeğin biyolojik gelişimi ile kültürel ve cinsel gelişiminin karışımı şeklinde olgunlaşır.

Öğrenim ve içe atma aşamalarında çatışmalar ve dengesizlikler küçük dahi olsa ruhsal gerginlikler bilinç dışında yer alır. Bilinç dışındaki "anı adacıkları" ve onlara verilen dürtüsel yanıtların ne zaman ortaya çıkacağı bilinemez. Yine de genellikle yaşamın herhangi bir anındaki bu anı adacığını gündeme getiren durumlar benzeri dürtüleri ortaya çıkartır. Bunlar zihinsel veya sosyal belirti ve bulgular olarak belirmeye başlar.

Basit bir endişeden ileri derecede depresyona kadarki bir kuşakta, belirli bir durum karşısında kişiyi avucuna alan ANI ADACIĞI <- - - > DÜRTÜ etkileşimi kişinin zihinsel sürecini bozmaktadır. Yani duygu-düşünce-davranış aksında bozulmalar gözlenebilmektedir.

Bütünleyici terapinin görevi bu aşamada ben yapısının güçlendirilmesi ve bütünlüğü bozulmuş ego parçacıkları arasında bir barış anlaşması sağlayabilmektir. Böylece bilinç dışı süreçlerden kaynaklanan dürtüleri farketmek ve müdahale etmek imkanı ortaya çıkabilmektedir.

Başa dön

Bireysel yaklaşım

Sonuçta kişinin gerek kendisiyle iletişimi, gerekse sosyal etkileşimi sıkıntılandığı için bireysel bir terapi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. İster sosyal fobi, ister evlilik sorunları, isterse çiftlerin sorunları olsun terapide bireysel yaklaşım egonun geri bildirimle aydınlanması açısından zorunlu görünmektedir. Kişinin egosu çatışma yaratan içsel etkilere direnecek güce ulaşınca dış sorunlarla başetme gücüne ulaşmaktadır.

Bu nedenle evlilik ve eş terapilerini de bireysel olarak sürdürme taraftarıyım. Pratik deneyimlerime göre; ancak her iki taraf yeterli içgörüye ve esneme gücüne ulaşınca sohbetlerin birlikte yörütülmesi yararlı olabilmektedir.

Benzer şekilde grup terapilerinin geri bildirim ve zihinsel olgunlaşma açısından yararlı olmakla birlikte, çoğu durumda, sonuca ulaşma açısından geciktirici etkisi olduğuna inanıyorum. Doğru ve etkili bir grup terapisi için yetenekli ve deneyimli bir uzmanın gözetiminin gerekliliği belirgin olarak ortaya çıkmaktadır. ( Bkz. Kısa Süreli Grup Terapileri . Irvin D. Yalom, Kabalcı Yayınevi, Mart 2003; Grup Psikoterapisinin Teori ve Pratiği , Irvin D. Yalom, Kabalcı Yayınevi, Mayıs 2002 )

Başa dön

Terapötik yaklaşım

Terapide ego sisteminin bütünleştirilmesi ve uyumlandırılması için kullanılabilecek bütün yöntemlerin danışanın ihtiyaçlarına ve kapasitesine uygun bir aşama içinde kullanılması yararlı olmaktadır. Uygulamalarda edindiğim izlenime göre; kişinin üstüne uyan bir giysi gibi, terapinin de kişiyi kavraması, eğreti durmaması ve rahatsızlık vermemesi gereklidir. Bu nedenle danışanın uyum sağlayamayacağı terapötik yaklaşımların diretilmesi veya empoze edilmesi psikoterapiye karşı olumsuz bir önyargının çıkmasına neden olabilmektedir. Elbette seanslar sırasında yeterli esnekliği sahip olmak da bir zorunluluk gibi görünmektedir.

Bu nedenle seanslarımda danışanın ihtiyacına yönelik bir örgü ortaya çıkarmak amacıyla, öngörüşme de bir taslak şema ortaya konulur. Daha sonra terapilerin ilerleyen aşamalarında, danışanla birlikte bu örgünün üzerinden tekrar geçilir ve gerekli ise farklılaştırılır. Bu nedenle telefonla bilgi isteyenlere genellikle başlangıç standart örgüsü hakkında bilgi verilir, ancak bu terapi örgüsü daha öngörüşmede dahi değişebilir. Danışanla bir öngörüşme yapılması gereksinimini doğuran bu durumdur.

Başa dön

Terapilerimdeki standart başlangıç örgüsü; danışanı yakından tanımak ve içsel gereksinimlerin önceliklerinin tespiti için detaylı bir veri toplama sürecidir. Bu bir-iki saat kadar sürebilmektedir. Eğer içsel sıkıntılar oldukça geçmişe dayalı bir sürece bağlı ise dört-altı saate kadar uzamaktadır. Burada danışanın iletişimi, sürece uyumu, dile getirilecek içsel sıkıntıların yoğunluğu gibi çeşitli etmenler süreyi değiştirebilmektedir.

Daha sonra danışana geri bildirim aşaması başlamaktadır. Bu ise dört-altı saat kadar sürmektedir. Bu aşamada güncel yaşama uyumlandırılabilecek kadar genel ama uç sapmaları da içine alacak kadar bütüncül bir psikoloji bilgisi verilmektedir. Bu bilgilerin içeriği bir belgesel niteliğindedir. Amaç, daha sonra konuşulacak konuların anlaşılabilmesi, geri bildirimlerin içselleştirilmesi, içgörü kazanılması ve oluşturulacak terapötik aşamanın kabulünü sağlamaktır. Elbette tüm bu aşamalar sırasında danışanın aklına sonradan gelen anıların ve bildirimlerin dinlenmesi de söz konusudur. Bu nedenle süre tahminleri geniş kapsamdadır. Özellikle bilgilendirme aşamasında, saklı kalmış veya bastırılmış anılar ve dürtülerin yüzeye çıkması ve paylaşılması arzusu süreyi etkilemektedir.

Terapötik yaklaşımda aşamalar içinde ilerlerken danışanın iç görü kazanması ve neredeyse kendi teşhisini kendisi koyabilecek kadar geniş bir görüş alanına sahip olması arzulanmaktadır. Çünkü amaç terapiyi dikte etmekten ziyade, danışanın yöntemler konusunda ikna edilmesidir. Bu sağlandıktan sonra terapi aşamalarına geçilir

Bu bilgilendirme aşamasını öngörüşmelerimde şu örnekle açıklamaya çalışıyorum.

"Aracınız bozuldu, Ne zaman akşam olsa ve farlarınızı açsanız motor ritmi bozuluyor ve çekişi etkileniyor. Tamirci far rölesinin değiştirilmesi gerektiğini söylüyor. Siz motorla far rölesinin alakasını bilmediğiniz için güvenemeyip birkaç tamirciden görüş almak istersiniz. Eğer ilk tamirciniz far rölesi, akü, şarj dinamosu ile elektronik ateşleme ve motor devri arasındaki ilişkiyi akılcı ve basit bir yöntemle açıklasa, bu kadar çok tamirci gezip emek harcamanıza gerek kalmayacaktır."

Başa dön

Terapi bu akış içinde ilerlerken uygulanan terapötik yöntemler; sanat terapisi, konuşma terapisi, transferaz ve kontr-transferaz, geri bildirim, içgörü kazandırma, ego güçlendirme, EFT, EMDR, hipnoterapi, reiki, drama, rol oynama gibi bütünleyici ve danışan için gerekli tüm girişimlerdir.

Elbette her danışanda bu standart temayı uygulama imkanı yoktur ve gereği de yoktur. Terapi içinde danışanın da onaylamasıyla ihtiyaca uygun terapötik değişimler gerçekleştirilebilmektedir.

Panik atak, fobi, kaygı, yas sonrası sorunlar, kayıplar, endişe, kekemelik, konuşma bozuklukları, şişmanlık, sigara - uyuşturucu - bağımlılıktan kurtulma, tırnak yeme, eş / evlilik ve aile danışmanlığı, ayrılık sorunları, performans anksiyetesi, ağrısız doğum, spastik kolit sorunları ve terapötik yaklaşımlar olan EFT, EMDR, hipnoz ve psikoterapötik süreçler hakkında daha detaylı bilgiye öngörüşmede ulaşabilirsiniz.